Sık duyduğumuz bir cümle var: “Bastırın, acısın ki geçsin.” Bu inanış hem yanlış hem de bazen zararlı. Derin doku masajında baskının nasıl ayarlandığını açıkça anlatalım.
Doğru baskı nasıl bir his verir?
Derin doku masajı yoğun bir baskı içerir ve bu baskı “iyi gelen bir rahatsızlık” hissi yaratır. Nefesinizi tutmadan, kaslarınızı kasmadan dayanabiliyorsanız baskı doğrudur.
Eğer nefesiniz kesiliyor, bedeniniz refleks olarak kaçıyor ya da dişinizi sıkıyorsanız baskı fazladır. Bu noktada kas gevşemez, tam tersine savunmaya geçer — yani amacın tersi olur.
Derin doku yerine daha uygun olabilecek durumlar
- İlk kez masaj yaptıracaksanız
- Ateşli hastalık ya da yeni geçirilmiş enfeksiyon varsa
- Hamilelikte
- Kan sulandırıcı kullanıyorsanız
- Sadece rahatlamak istiyorsanız — bu durumda İsveç masajı daha uygundur
Aşırı baskının riski
Kontrolsüz derin baskı kas liflerinde mikro hasar, morarma ve nadiren sinir irritasyonu yaratabilir. Özellikle kan sulandırıcı kullananlar, osteoporoz tanısı olanlar ve yaşlı misafirlerde dikkat gerekir.
Bu yüzden Derin Doku Masajı seansında terapist sürekli geri bildirim ister. “Nasıl, 10 üzerinden kaç?” sorusu bir nezaket değil, teknik bir ölçümdür.
Baskı seviyesini seans ortasında değiştirmek tamamen normaldir. “Biraz hafifletir misiniz?” demek seansı bozmaz, doğru yere getirir.
Seans sonrası ağrı normal mi?
24–48 saat süren hafif bir kas hassasiyeti normaldir; antrenman sonrası hissedilen tutulmaya benzer. Bu süre içinde ağrı azalarak geçer.
Morarma, 3 günden uzun süren ağrı ya da hareket kısıtlılığı normal değildir. Böyle bir durumda bize bildirin; bir sonraki seansta baskı ve teknik değiştirilir.
Derin doku seansı
İnatçı bir düğüm için doğru baskıyla çalışalım — sınırı birlikte belirleyerek.